Malatya Gazeteciler Cemiyeti
Malatya'nın Panayır ve İp Cambazları
13-06-2020 14:50 262

Malatya'nın Panayır ve İp Cambazları

Malatya'da 1950-60 Yılları arasında Malatya'ya eski yıllarda gelip konan "PANAYIR..VE İP CAMBAZLARI"nı Cango Lakaplı Mehmet Engin yazdı.

Malatya,da cambaz hikayeleri...
1950 den başlayıp ...1960 yıllarının sonlarına denk geliyor bu hikaye.....

Nerden mi geldi aklıma?
Malatyalı sosyal medya yazarları ve benim canım ciğerim olan gerçek Malatya kökenli olan PROFÖSYÖNEL GAZETECİLER, ORHAN APAYDIN,
ERTAÇ ÖNAL... ATİLLA KANTARCI VE KADİM MALATYALILAR FACE BOOK SAYFASI KURUCUSU & YÖNETİCİSİ SEVGİLİ ARKADAŞIM NECATİ GÜNGÖR, ÜNAL KÜPELİ ve diğer sosyal medyada yazan amatör yazarlar... isimlerini şu An hatırlıyamadıģım yazarlar,
Malatyamızın eciģinden. ..cücücüğüne kadar ne varsa yazdılar...

yüzlerce ..binlerce takipcilerini heycanlandırıp mutlu ettiler.... baş yapıt kadar güzel yazı ve makaleleriyle bizleri . .... çocukluk yıllarımıza zamanda tersine bir yolculukla geri döndürüp siyah beyaz hayaller kurdurdular.. ve gerçekten bizleri mutlu kıldılar. . Hepsine şahsım adına tek..tek teşekkürü bir borç addediyorum... baktımki benim yazabileceğim fazla bir şey kalmamış..

Dün gece ne yazam diye düşünürken Aniden aklıma.. MALATYA'YA ESKİ YILLARDA GELİP KONAN... PANAYIR..VE İP CAMBAZLARI geldi iyimi.?!😂😂😂😂
Hah dedim dur yazayım... ve yazıyorum.

Ben cambazları 7..8 yaşlarından itibaren fark ettim. Hayranlık ve hayret dolu bakışlarla izleyen bir küçük çocuktum.. Eski adıyla Malatya belediye parkına gelip kurarlardı çadırlarını ve üstünde yürüdükleri telleri....

15 günlük gösteriden sonrada sökülüp başka bir şehrin çocuklarını, mutlu etmek için bir gece sessizce şehrimizden ayrılırlardı. ... En ünlüleri CAMBAZ KEMAL'di. .. breh..breh.. atletik yapılı "üçgen" vücutlu..... ...
On parmağında ön marifet..Tel üstünde ters parendeden tutta. . Çifte telli oynamak mı dersiniz... lastiği çıkarılmış
Bisikletletin jantları üstünde , tel üstünde marsa ! seyahatmi, gözleri bağlı denge değneği olmadan ,alta ağ gerilmeden bir boydan bir boya intihar yürüyüşümü. ... dersiniz.... ve veda gösterinsinde kurban kesmek mi dersiniz otuz iki kısım tekmili birden gösterileri seyretmiş yüzlerce Malatyalı şanslı çocuklardan birisiyim.... 😂😂😂😂😂😂 bu cambazlar Ve avandeleri her yılın serin olması münasebetiyle Mayıs ayı ile.. yine o yılın eylül ayı olmak üzere yılda iki kere göçmen kuşlar gibi Konar ve göçer giderlerdi. ......

Proğram şöyle başlardı.. akşam serinliğinde gün ışığı batmadan
Parkın kanal boyu tarafındaki 500 metre kareye yakın, etrafı akasya ve leylak ağaçları ile çevrili boşluk bir alana çektikleri gerdirilmiş, sanatlarını icra edecekler çelik tellerıi ve yatıp kalktıkları çadırları vardı.. önce bu alanı akşam serinliğinde su serperek hem serinletir hemde çalı çırpıdan yapılmış bir uzun saplı süpürgeyle süpürür tertemiz ederlerdi. ...ve Malatya halkı akşam 6 ya doğru yavaş, yavaş ... ailecek akın,akın
Gelerek "ailece gelenler arka saflarda yalnız olan erkekler ve çocuklar ön saflarda daire şekilde kimi oturarak.". kimi
Ayakta.. cambaz ın tele çıkmasını heycanla ve merakla beklerlerdi. .
Bu arada cambaz teşkilatı personelide en önde cambaz Kemal... arkasında holiwut yıldızlarına taş çıkarttıracak güzellikte mavi gözlü sarışın genç atletik yapılı bir genç kız... ve şakalar yapıp insanları güldüren bir şaklaban (şimdiki adları palyaço) olan 4 kişilik bir ekiple ipin altında toplanır kendilerini seyretmeye gelen efkarı umumiye selamlarlar... Malatyalı mahalli saz sanatçılarından olan dombelekci Muhlis ve kemancı Hasen'in icra ettikleri oynak müzik eşliğinde cambaz Kemal'i tele çıkarırlar... kendileri de aşağıda çeşitli rolleri üstlenirlerdi... denge değneğini cambaz uzatıp geri alma... teli daha gergin tutabilmek adına her iki uçtan kalın kendir bağlayıp germe..... cambaz yukarıda gösterilerine devam ederken
Bisikletli yürüyüşte bisikleti tele taşıma
..... ve Son numaralarında 'da kızı yukarı çıkartıp cambaz Kemal'le karşılıklı denge değneği kullanmadan gözleri bağlı kıvrak müzik eşliğinde tel üstünde, Malatya Malatya bulunmaz eşin türküsüyle, el. ele kol,kola halay çekmeleri ni seyreden Malatya halkını coşturur çılgın alkış tufanına mazhar olurlardı... işte tam bu anda şaklaban komik adam elinde geniş bir tepsiyle parsaya çıkar seyircilere bin bir mugalitlikler şakalar yapıp güldürür,ve emeklerinin karşılığı olan seyircilerin gönlünden kopan bahşişleri toplayıp hayatlarını idame ettirirlerdi....
En güzel çocukluk yıllarımda aklımda kalan bu cambazlar, benim o günlerimde kahramanlarım olurlardı... onlar gibi akrobasi yapan , sinemalarda seyrettiğim sirk filmlerindeki gibi geleceğin trapez yıldızlarından olma hayali kurar hayallerimin peşinden koşma prensiplerimden asla vazgeçmezdim...

Mutlaka sizinde hayalleriniz olmuştur..
Hayal etmeyi unutursan tatsız ,tuzsuz bir yaşam seni sarıp sarmalar... ve bir gün torunlarına anlatacak bir hikayen olmadan göçüp gidersin bu dünyadan...
Ben hayallerimi hiç bir zaman öksüz bırakmadım... hayallerimde bana hiç ihanet etmedi... beni tanıyanlar bilir nerdeydim nerelere geldim... kimdim, kim
Oldum..... bu satırları yazarken 71 yaşımın ortasındayım... yaşlandıkça hayal sınırlarımı dahada genişletmenin ve sonsuza kadar onlarla koşma nın yollarını arıyor ve çaba sarfedip çalışıyorum... hepinizin günü, tatlı hayalleriniz gibi güzel olması dileğiyle..
Saygı..sevgi.. baki olan selam ve dualarımla bu hikayemi burda bitiriyorum... CME..

    
 

Top