Selami Yücel

EPREME’LI ZEYNEP ABLANIN İNEĞİ
02 Nisan 2025 02:08Alt tarafımızda da Epreme’li Zeynep abla oturuyordu. Zeynep abla Osmanlı bir kadındı. Zeynep ablanın bağ ve bahçe işleri ile alakası yoktu. Onun bir tane kara Malatya ineği vardı. Bizim yerli inekler şimdiki inekler gibi iri değildi, taş çatlasa iki kilo süt verirdi. Zeynep Abla o sütü satardı. Aramızda da tahta bir set vardı. Tahtanın arasından gözetledim. Akşam olmuş Zeynep Abla süt satıyordu, Hilafsız yedi kişi tasları ellerinde sıraya girmişti. Ablamızın ineğinin sütü hepsine yetti. Müşterler çekildikten sonra Zeynep Ablaya” Zeynep abla, sütü nasıl bu kadar kişiye kişiye yetirdin” dediğimde, ne derse beğenirsiniz. O dobra tabiri ile.
-Çeşmenin suyu mu tükeniyo Selami. Dedi. Oğlu İhsan Kara da bize katılmazdı. Tıp Fakültesini kazandığını duyduk. İnternetten araştırdım ki. Çok ünlü bir Tıp profesörü olmuş.
AHMET (KADIOĞLU) ABİ
Annem Zehra Ucuzcu (Yücel)’de guatr hastalığı vardı. Sık sık nefesi daralıyor ve ölecek gibi oluyordu. Ahmet Abi diye hitap ettiğim dayım oğlu Ahmet Kadıoğlu da o zamanlar İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde doktordu. Kendisi, daha sonra adım adım ilerleyecek, profesörlük mertebesine ulaşarak Türkiye’de ilk diyaliz ünitesini kuracak ve onu tüm Türkiye tanıyacaktı. Malatya’mızın bağrından yetişen büyük bir değerdi. Annem; orada Ahmet Abi’nin nezaretinde başarılı bir guatr ameliyatı geçirdi. Ameliyattan sonra kendisini guatr yönünden ömrünün sonuna kadar idare etti. Ameliyattan sonra Malatya’ya döndüklerinde annemin elinde üç tekerlekli bir bisiklet vardı. Dünyalar benim olmuştu. Hem annem o zamana göre zorlu bir ameliyattan kurtulmuş ve hem de bana kırmızı bir bisiklet getirmişti.
Hem Ahmet Abi’nin annesinin, hem de benim annemin adı Zöhre idi. Bizim Malatya’da Zehra’ya Zöhre derler. Leblebici Sokağı’ndaki evlerimiz karşılıklıydı. Bu ameliyattan yıllar önce bir gün kapımız müjde ile çalındı; Ahmet tıp fakültesini kazanmış diye. Dünyalar bizim olmuştu. Ahmet Abi annemin göz bebeği ve iki Zöhre’nin de çocuğu gibiydi. İki Zöhre de kardeş gibiydiler. Ahmet Abi; Malatya’dan İstanbul’la buharlı vagon ile üç günde gider ve üç günde de geri dönerdi. Malatya kokusunu tatillerde koklamadan kendisine gelemezdi. Şu anda mezarının yerini dahi bilmiyorum. Efkârlandım.
Ahmet Abi’nin Malatya’ya gelişi bizim için olaydı. O, bizim ve Malatya’nın mihenk taşlarının en önemlilerindendi. Malatya’ya geldiğinde eli boş gelmez ve bana İstanbul’dan hacıyatmazlar ve oyuncaklar getirirdi. Trene bineceği zaman tüm sülale onu yolcu ederdik. Son ana kadar bizlerle sohbete doyamaz, tren hareket ettikten sonra dinamikliğine güvenerek trene kavuşur, trene bindikten sonra da el ederdi.
Bir gün Ahmet Abi, kardeşi Yavuz Abi’nin düğününe eşi ile birlikte geldi. Düğün bir bahçede yapılıyordu. Ahmet Abi’nin eşi “Eştim eştim kum çıktı” isimli roman havasının çalınmasını istedi. Ahmet Abi’ye büyük değer veren biz Malatyalılar için bu emirlerin daniskasıydı. Hemen herkes seferber oldu, makam bulunmuştu, “Eştim eştim kum çıktı” türküsü defalarca çalındı. Malatya bahçelerinin düğünlerinden biri daha bitmişti. Daha sonra herkes kendi yoluna gitti.
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Haci Kadir’in Mustafa ve Polat Ayıları
10 Mart 2025 02:08
HASANKEYF’TE FUTBOL MAÇI
05 Mart 2025 02:08
AHMET KAYA (1957 Malatya-2000 Paris)
25 Şubat 2025 02:08
SAMİ KASAP NEDEN ÖNEMLİ
18 Şubat 2025 02:08
MALATYA BEYDAĞI
04 Şubat 2025 02:08
DEMİRYOLU İLE SEYAHAT ANKARA’DAN MALATYA’YA SEYAHAT
29 Ocak 2025 02:08
MALATYA'NIN YOLLARI
20 Ocak 2025 02:08
ALMALI KÜFDE (ELMALI KÖFTE)
01 Ocak 2025 02:08
MALATYA’DA MAHALLE MAÇLARI
17 Ekim 2024 02:08
AKÇADAĞ’LIYA AKÇADAĞ ŞAKASI;
23 Ağustos 2024 02:08
Zurnacı Vahap Tuncay
06 Aralık 2023 02:08
Emmim (Amcam) Kemal Yücel’i Yitirdik
24 Kasım 2023 02:08
KASAP NEDİM KALAYCIOĞLU
07 Haziran 2023 02:08
Sami Kasap
10 Aralık 2022 02:08
Bekir Çavuş’un Kısa Hayat Hikâyesi
28 Kasım 2022 02:08
Malatya Gurebiyesi (Kurabiye)
17 Kasım 2022 02:08