Necati Güngör
[email protected]

ESKİ YAZLARDA MALATYA

10 Ağustos 2021 05:56

Yaz sıcaklarının yaşandığı şu günlerde eski yazları anımsamamak mümkün değil...

Altmışlı yıllara kadar Malatya'da her şey doğal koşullar içinde yaşanırdı. Şimdiki gibi öyle her evde buzdolabı yoktu. Pek pek çarşıdan bir kalıp buz alınıp ipe takılarak ve damla damla suları akarak eve kadar taşınır, içilecek sular, şerbetler soğutulurdu. Her evde kuyu vardı. Birçok evin avlusunda, suları patır patır akan artezyen ya da havuz vardı. Yemekleri serin yerde tutmak gerektiğinde, bir sepetle kuyuya sarkıtılırdı.

Kasaplar Çarşısında da öyle her dükkânda buzdolabı yoktu. Etler ıslak bezlere sarılıp serin tutulurdu.

Yazdan alınan kışlık peynirler, bol tuzla küpe basılır; o küp de avludaki havuzun içinde tutulurdu. Serin günler çıkıp gelinceye kadar. Üzerine temiz bir bez örtülür; bezin ucu havuzdaki suya değip ıslanırdı ki, güneş etkisinden korunsun.

Akşam yemekleri avluda, ayvanda yenilirdi, geceye orada girilirdi. Ayvan, eski bağdadi evlerin ayrılmaz bir uzantısıydı. Parmaklıkla çevrili geniş avyanlarda yemek yenir, konuk ağırlanır, akşam serinliğinde radyodan yayımlanan türküler dinlenir, bütün aile, çoluk çocuk söyleşilir; daha sonra yataklar serilip yatılırdı. Sabahleyin de kalkıp güneş ortalığı ısıtmadan kahvaltı edilirdi.

Genellikle dal budak gölge veren ağaçların sağladığı serinlik avluları keyifli bir yaşam alanına çevirirdi.

Basiretsiz yerel yöneticiler yüzünden zamanla köküne kibrit suyu ekilen o bağdadi evlerin kalın kerpiç duvarlarına ne kışın soğuğu, ne de yaz sıcakları diş geçirebilirdi! Evlerimiz kışın sıcak, yazın serin olurdu.

Kimi sokaklardan sürekli arklar, dereler akardı. Yaz ayları boyunca arkların suyuyla kapı önleri sulanır, hem toprak serinletilir, hep de toz kalkması engellenmiş olurdu.

Malatya bir su cennetiydi eskiden! Bunu inkâr edecek kimse çıkamaz. Taş zeminli avlularımız sık sık sulanır, süpürülür, temiz tutulurdu.

Bağda, bahçede, avluda, kimileyin sokak kapısı önünde, dere kıyılarında gümrah ağaçlar yetişirdi ki yemyeşil! O ağaçların dallarında cıvıl cıvıl kuşlar ötüşürdü. Kargalar, saksağanlar, serçeler bütün yaz ve bütün kış, yaşamın içinde yer alırlardı.

Bağlarda yetişkin ceviz ağaçları mutlaka olurdu ve ağacın üstünde bir deyin yuvası da bulunurdu. Yetişen cevizlerin doğal ortağıydı deyinler.

Yaz akşamları yıkanıp serinletilmiş avlunun bir yanında kışlık buğday ayıklanır, çekirdek kırılırdı. Benim kuşağımın insanları şimdi çok iyi anımsayacaktır; anaların, ablaların, yengelerin gözetiminde, çocuklar da mutlaka bu çalışmaya katılır, buğday ya da çekirdek ayıklarlardı.

Bilenler bilir; bilmeyenler için söyleyelim: Kayısı çekirdeğinin kabuğu, kışın yakacak olarak kullanılırdı.

Yaz demek, bir anlamda kışa hazırlanmak demekti eski yaşantımızda. Şimdiki gibi her şey marketlerden hazır alınmazdı. Çarşı hazır almak biraz da ayıp sayılırdı. Tersine, kış ayları boyunca tüketilecek hemen her şey, annelerimizin o öpülesi, o hakkı ödenmez ellerinin ürünüydü. Turşu kurulur, domates salçası kotarılır, bulgur kaynatılıp değirmene kalkılır, dutlar silkelenip pekmez kaynatılır, Banazı'dan üzüm yaprağı ısmarlanıp tevek basılır, peynir basılır, türlü türlü reçeller kaynatılır... Kısacası, insanlarımız tıpkı karıncalar gibi yazdan kışa hazırlanırdı. Damlarda dut ya da üzüm bastığı yapılır, denekelere basılırdı. Çağalar kışın yesin diye, tenekeler dolusu ceviz tedarik edilirdi.

Yok bu kadarla kalınmazdı elbet: Kışlık çorap, papak, kazak, hırka da örülürdü.

Yaz demek, üreten Malatya insanı için tatil demek değildi! Ne deniz sefası bilinirdi, ne dinlence...

Yazdan hazırlanıp kilere, mutfağa, hıznaya (hazineye), kış damına doldurulmuş erzak, biricik mutluluk kaynağıydı insanımızın!

Yerleri cennet, yattıkları topraklar nurdan olsun!

Hakları ödenmez büyüklerimiz!

 

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

ESKİDEN MALATYA’DA HASTALIKLAR NASIL TEDAVİ EDİLİRDİ?
09 Aralık 2024 05:56

MALATYA MUTFAĞINDAN ÖZEL YEMEKLER
30 Kasım 2024 05:56

MALATYA’DA ÇAĞALAR NEYLE OYNARDI?
25 Kasım 2024 05:56

YETMİŞ YIL ÖNCE MALATYA DÜĞÜNLERİ
17 Kasım 2024 05:56

MALATYA'NIN UNUTULMAZ İNSANLARI: BERBER ATA YILDIRIM
03 Kasım 2024 05:56

TANDIR EKMEĞİ
27 Ağustos 2024 05:56

GÜLE GÜLE RENKLİ SİNEMA!
14 Ağustos 2024 05:56

BİR ZAMANLAR MALATYA...
10 Mayıs 2024 05:56

ATINI, KURT ÇEMBERİNDEN KURTARAN ÇOCUK
13 Nisan 2024 05:56

MALATYA BİR ZAMANLAR NEDEN GÜZELDİ?
24 Mart 2024 05:56

AHMET MEKİN KAYGILIYDI
12 Ocak 2024 05:56

Gazetecilik Aşkı Yüzünden öğrenimi yarıda kaldı
24 Kasım 2023 05:56

BİR ZAMANLAR MALATYA EVLERİNDE SÜT, YOĞURT, PEYNİR ÜRETİLİRDİ...
05 Ekim 2023 05:56

ŞU BİZİM KASAPLAR ÇARŞISI
21 Ağustos 2023 05:56

MEHMET ALİ KELLECİ'Yİ YİTİRDİK!
27 Haziran 2023 05:56

HIDIRELLEZDE DİLEK TUTARDI MALATYALILAR
06 Mayıs 2023 05:56

MALATYA'NIN YETİŞTİRDİKLERİ... TAHİR ABACI
05 Kasım 2022 05:56

GÜRÜNLÜ ÇOCUK
18 Temmuz 2022 05:56

HIDIRELLEZDE DİLEK TUTARDI MALATYALILAR
07 Mayıs 2022 05:56

HEKİMHAN'DA BİR GAZETECİ...
03 Nisan 2022 05:56

MALATYA’DAN İSTANBUL SARAYLARINA: UDÎ NEVRES BEY
27 Şubat 2022 05:56

“HİKÂYE YAZIYORSUN YA...”
27 Şubat 2022 05:56

MALATYA'DA ANLATILAN TARAKLIKUŞ SÖYLENCESİ
05 Ekim 2021 05:56

ATATÜRK MALATYA'DAN DÖNDÜKTEN SONRA
17 Ağustos 2021 05:56

9 YIL SONRA ASLANTEPE, UNESCO’YA GİRDİ
27 Temmuz 2021 05:56

MALATYA'NIN UNUTULMAZ İNSANLARI: ÇİLİNGİR YAKUP USTA
07 Mart 2021 05:56

MALATYA'DA ESKİ YILBAŞILAR
31 Aralık 2020 05:56

İSTANBUL'DA ÖĞRETMENLERİMLE
29 Aralık 2020 05:56

Güle Güle Renkli Sinema
17 Aralık 2020 05:56

Bir Zamanlar Malatya'nın Gezgin Satıcıları
14 Kasım 2020 05:56

HEMŞERİLİK ÜZERİNE
05 Kasım 2020 05:56

ESKİDEN MALATYA'DA REKLAM NASIL YAPILIRDI?
24 Ekim 2020 05:56

SİNEK ÖLDÜRENE SİNEMA BEDAVA
21 Ekim 2020 05:56

MALATYA'DA ANNELERİN ÇOCUKLARINA SESLENİŞİ:
17 Ekim 2020 05:56

HAMİYET YÜCESES MALATYA'YA GELMİŞTİ
10 Ekim 2020 05:56

GAZETECİLİK MESLEĞİNİN PÎRİ LASTİK SAİT
06 Ekim 2020 05:56

NAİF MALATYA'MIZ
28 Eylul 2020 05:56

EVLİYA ÇELEBİ'NİN GÖZÜYLE MALATYALILAR
24 Eylul 2020 05:56

HÜRRİYET KAHRAMANI BİR GEYİK
18 Eylul 2020 05:56

ŞU BİZİM KASAPLAR ÇARŞISI
20 Ağustos 2020 05:56

MALATYA, DELİLERİNİ NEDEN SEVİYOR?
11 Ağustos 2020 05:56

AYAĞININ ÇARIĞIYLA EDEBİYATA GİREN ÇOCUK
27 Temmuz 2020 05:56

PİNGEL
02 Temmuz 2020 05:56

MALATYA OKULLARINDA SÜT TOZU ZORLAMASI
07 Haziran 2020 05:56

'ARKADAŞIM VE KARDEŞİMSİN'
03 Haziran 2020 05:56

NASILSA DANANIN KUYRUĞU KOPACAK...
13 Mayıs 2020 05:56

UYKUCULUĞU YÜZÜNDEN TİTANIC VAPURUNU KAÇIRMIŞTI
11 Mayıs 2020 05:56

HIDIRELLEZDE DİLEK TUTARDI MALATYALILAR
07 Mayıs 2020 05:56

MALATYA'DA ANLATILAN TARAKLIKUŞ SÖYLENCESİ
04 Mayıs 2020 05:56

BURADA BÜLBÜL AĞLAMIŞ...
02 Mayıs 2020 05:56

İSTANBUL'UN YÜKÜNÜ TAŞIYAN, ŞU BİZİM PÜTÜRGELİ HAMALLAR...
21 Nisan 2020 05:56

'MERSEDES KADİR' YA AKILLI OLSAYDI?
20 Nisan 2020 05:56

MALATYA’DA ÇAĞALAR NEYLE OYNARDI?
11 Mart 2020 05:56

Malatya da Söylenegelen beddualar
10 Mart 2020 05:56

BİZ O KATERİNA'NIN CEMAZİYELEVVEL'İNİ BİLİRİZ!
09 Mart 2020 05:56

Malatya Bir Zamanlar Neden Güzeldi?
04 Mart 2020 05:56

ESKİDEN MALATYA’DA HASTALIKLAR NASIL TEDAVİ EDİLİRDİ?
02 Mart 2020 05:56

MALATYA SANCAĞINDA BULUNAN HANLAR VE HAMAMLAR
21 Şubat 2020 05:56

ATATÜRK'ÜN YANINDAKİ ÜÇ MALATYALIDAN BİRİ: RUŞEN EŞREF ÜNAYDIN
16 Şubat 2020 05:56

YİRMİNCİ YÜZYIL BAŞINDA MALATYA DEĞİRMENLERİ
15 Şubat 2020 05:56

MALATYALILARIN KUMKAPI ÇIKARMASI
11 Şubat 2020 05:56

ADLARIN DA BİR HİKÂYESİ VAR
04 Şubat 2020 05:56

BABIALİ'NİN EVSİZLERİ
03 Şubat 2020 05:56

ELLİ YIL ÖNCE MALATYA DÜĞÜNLERİ
27 Ocak 2020 05:56

Tüm Yazılar