Bir çok kez Ahmet Kaya’yı kaleme almak istedim, yazmaya başladım ama bitiremedim. Çünkü: Ahmet Kaya’yı övmek de zor yermekte. Hemşehrim Ahmet Kaya’yı en iyi anlayan o yöreyi bilen zannettiğim bir Malatya’lının ağzından anlatılması ve yazılması ve yorumlamasının uygun olacağı düşüncesinden hareketle cesaretimi topladım bu kez yazmaya karar verdim.
Ahmet Kaya sivri dillidir. Onu yerden yere vuranlar olduğu gibi, en sağcısından en solcusuna kadar sevenleri de bir hayli çoktur. Her kesim tarafından eserleri zevkle dinlenmektedir. Bazıları onun Malatya’lı olmadığını söyleseler de o özünden sözüne kadar tam bir Malatya’lıdır. Malatya’lı olduğunu açıkça her tarafa haykırmıştır. Ben Malatya’lıyım diyene başka ne söylenebilir. Kaya, En dindarından en dinsizine kadar tüm Malatya’lıları özden sevdiğini belirtmiştir. Müziği ile her kesimi etkilemiştir. Temel felsefesi ezilenden yana tavır alması, sözünü esirgememesi, bu uğurda arı kovanına çomak sokmaktan çekinmemesidir. Sözleri sivridir ama özü çok mülayimdir, şiddetten yana değildir, özü yuhadır. Şiddet ve hakaret olmadığı sürece herkesin rahatça sözlerini söylemesinden yanadır.
Yeni bir müzik tarzı yaratmıştır. Tarzının Adını da hiç kimse tam yerine oturtamamıştır. Eserlerine türkü, şarkı, pop, arabesk demek mümkün değildir. Protest müzik demek de yerine tam oturmaz. Kendisi gibi müzik tarzı, besteleri hiçbir kalıba sığmaz. Ahmet budur diyemezsin.
AHMET KAYA’NIN MALATYA GÜNLERİ
Onun çocukluğunu en iyi bilen Malatya Sümerbank İşçi evlerinde evleri karşı karşıya olan sınıf arkadaşım Şahin Ucuzal’dır. Anlat dedim anlatmaya başladı.
-“Ahmedin babası Mahmut amca ve annesi Zekiye abla örnek komşularımızdandı. Acıktığımız zaman onlardan yemek istediğimiz dahi olmuştur. Yardımseverdiler. Bizim ev 2+1 onların evi 1+1 idi, beş kardeştiler. Üçü kız iki erkek. Biz Ahmedin abisine Memet derdik. Memet saz çalar türkü söylerdi ama Ahmedin saz çaldığına hiç denk gelmedim. Eserlerini de hiç dinlememiştim. Seneler sonra kardeşim ile Malatya’da Edison’un dükkanının önünden geçerken müzik sesi kulağımıza çalındı. Kardeşim bana bu söyleyen Zekiye ablanın oğlu Ahmet demesinden sonra onun şarkıcı olduğunu anladım. Hem de ne şarkıcı…
Ahmet çok yaramazdı, bize küfür ederdi yav. 43 yaşında vefat etmesinde vatan hasretinin büyük rol oynadığını tahmin ediyorum. Ahmed’in vatan sevgisi sorgulanamaz”
Bir gün Malatya’da Beylerderesi’nde 3 solcunun devlet güçlerince öldürüldüğü haberini duyduk. Bu olay üzerine Ahmet Kaya’nın şu eseri söylediğini hatırlıyorum.
Malatya'dan çıktım yola yollar yanıyor
Düşman sarmış dört yanımı kurşun saçıyor
(Düşmüşüm bir çukura canım yanıyor
Yaşasak mı ölsek mi karar vermek zor)2
Beyler deresinde gardaş pusu kurdular
Dağda çadır açtılar tüfek çattılar
(İlker kardaşı canından canından vurdular
Yaşasak mı ölsek mi karar vermek zor)2
Karakolda dayak yiyenler için şöyle bir eseri var
FOSSO NECDET
Elinde bir buzbağ şişe
Dolanıyor köşe köşe
Şimdi karakola düşe
(Cop tirina ririray da
Hop tirina ririram)2
Sivri burun top yumurta
Nara basar uluorta
Bekçileri tarta tarta
(Tir tirana ririrom da
Tararirina ririram)2
Gene böyle bir gün zirzop
Gece bekçisi demiş hop
Belinin ortasına cop
(Cop tirina ririray da
Hop tirina ririrom)2
Ahmet Kaya hep güçsüzden yana tavır almıştır. Baskıya karşı direnmiştir, elini çekinmeden taşın altına koymuştur. Bunun için de çok zirinkirlik çekmiştir, hapishanelerde yatmıştır, eserleri toplatılmıştır. Ama ülkemizde yeni bir müzik anlayışı getirmiştir. Eserleri sevilmiştir, Türkiye gündemine oturmuştur.
Ahmet, Boğaziçi Üniversitesinde Ruhi Su ile karşılaşır. At teper gibi bağlama çalınmaz diyen ruhi Suya; böyle de bağlama çalınır demesini de bilmiştir. Ahmet Kaya ancak sert şekilde bağlama çalabilirdi. Onun Protest yapısının müziğine, sazına ve sözüne yansıtmasından daha doğal ne olabilir?
Ahmet Kaya’nın hayatı, yoksulluk, yokluk ve çalışma ile geçmiştir. Şu şarkısı o günlerin bir yadigarıdır. Bu eseri beni çok duygulandırır.
Gökte yıldız söner şimdi
Annem beni anar simdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi
Nereden bileceksiniz
Bir pınardım kan oldum
Yol kenarı han oldum
Yanıldım ah ziyan oldum
Siz benim neden sustuğumu
Nereden bileceksiniz
Ben ardımda yaş bıraktım
Ağlayan bir eş bıraktım
Sol yanımı boş bıraktım hey
Siz benim kime küstüğümü
Nereden bileceksiniz
RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN AHMET KAYA SEVGİSİ
Sayın Recep Tayyip Erdoğan Ahmet Kaya’yı şöyle anlatıyor. -Belediye Başkanlığım döneminde ilişkilerimiz bayağı ileri idi. Hatta bazı programlarıma davet ederdim. Bunlardan bir tanesi Eski AliSamiyen stadyumunda yapılan bir program idi. Ahmet Kaya da o programa katılmıştı. Her şeyden önemlisi; ben cezaevine girerken arife günü Yedikule’de bir program düzenlenmişti. Yaklaşık bir milyona yakın insan orada idi . Önemli sanatçılarından biri de Ahmet Kaya idi. Ahmet beyin orada bazı ifadeleri vardı çok önemli. Şiir okuyanların cezaevine girmediği bir Türkiye’nin özlemini yaşıyorum demişti. Ahmet Kaya’ya önceleri methiyeler dizenlerin o törende nasıl terbiyesizlikler yaptığını, nasıl tabak çanak kırmak suretiyle saldırıda bulunduklarını gördüğümüzde bunların nasıl çok yüzlü olduklarını hatırlıyorum. Yedikule’deki o konuşma unutulur gibi değil. Ben sayın Kayayı ülkemize getirmeyi arzu ettim. Ailesine de daveti ilettim. Aile buna o zamanlar sıcak bakmadı. Bir sanatçı olarak bölgenin önemli bir temsilcisi olarak duyguların onun sesinde, sazında yer edindiği bir sanatçı olarak bir devirdi geldi geçti. Ailesine baş sağlığı dilerken kendisine de rahmet diliyorum.
Açıkça anlaşıldığı üzere Ahmet Kayanın belirli bir politik bakışından ziyade ezilenden yana olduğunu, güçlüye karşı tavır aldığını bilmek gerekiyor. Bu açıdan açıkça söylüyorum: Ahmet Kayayı hiç bir gurup, hiçbir örgüt, hiç bir parti kullanmasın. O bir Malatya ve Türkiye aşığıdır.
Değerli Ahmet Kaya’nın bir an için mezarından kalktığını var sayarsak. Benim burada ne işim var ? Beni Malatya’ya götürün iki gözüm dediğini duyar gibi oluyorum. O gönlümüzde her zaman var olacaktır. 24.02.2025
Av. Selami Yücel