ALTIN
 3.714,14
DOLAR
 38,0208
STERLİN
50,0889
EURO
 42,0049
Necati Güngör
Necati Güngör
Yazarın Makaleleri
HIDIRELLEZDE DİLEK TUTARDI MALATYALILAR

Asıl adı Deyr-i Mesih Suyu. Biz ona kısaca Der-me demişiz.

Söylenceye göre İsa Mesih havariyle buradan geçerlerken pek susamışlar. (Ne işleri vardıysa Malatya'da? Orası bize karanlık.)

Yol yorgunu, durup

MALATYA'NIN YETİŞTİRDİKLERİ... TAHİR ABACI

Öğretmen Halide Hanım ile avukat M. Hayrettin Abacı&r

GÜRÜNLÜ ÇOCUK

Babası bir savaş gazisi, annesi ev kadınıydı. Göğsünde Kurtuluş Savaşı madalyasını taşırdı babası. Bir ilkokulda hademelik ediyordu. Kendi kendine okuma yazma öğrenmişti. Çocuklarına da, daha okula gitmeden okumayı yazmayı ö

HIDIRELLEZDE DİLEK TUTARDI MALATYALILAR
Asıl adı Deyr-i Mesih Suyu. Biz ona kısaca Der-me demişiz. Söylenceye göre İsa Mesih havariyleyle buradan geçerlerken pek susamışlar. (Ne işleri vardıysa Malatya'da? Orası bize karanlık.) Yol yorgunu, durup çevre yanlarına bakmışlar bir pınar görürüz umuduyla. Yo
HEKİMHAN'DA BİR GAZETECİ...
Yıl kaç? 1976 olabilir mi? Büyük olasılıkla... "Politika" gazetesini Vedat Dalokay satın almış, gazetenin genel yayın yönetmenliğine de mimar arkadaşı Demirtaş Ceyhun'u getirmişti o yıl. Bendeniz, o günlerde Malatya'da yaz tatilindeyim. Sonbahar yaklaş
MALATYA’DAN İSTANBUL SARAYLARINA: UDÎ NEVRES BEY
Cumhuriyet dönemi Türk musikisinin temel taşlarından biri olan Udi Nevres, 1873’te, Malatya’nın ilçesi Çırmıktı’da dünyaya geldi. Yoksul bir demircinin oğluydu.  Nevres küçük yaştayken babası İstanbul’a, bir paşanın konağında çalışmaya gitti
“HİKÂYE YAZIYORSUN YA...”
Malatya’da, 1966 yılında, Renkli Sinema’daki kurultay toplantısında tanıdığımız edebiyatçılardan biri de Şükran Kurdakul’du. (1927- 2004). Doğrusu bu şair, yazar, edebiyat tarihçisi, yayıncı, bilge adamı pek de tanımıyorduk... Onu tanımak için Babıali kal
MALATYA'DA ANLATILAN TARAKLIKUŞ SÖYLENCESİ
Bizim kuşağımız bahçeli evlerde büyüdü. Hemen her evin yanında, önünde, arkasında bir avuçluk da olsa bir bahçe olurdu. Bahçede ağaçlar, otlar yetişirdi. Ağaçların dallarına türlü kuşlar gelip konardı. Hele meyveli ağaçları pek severdi kuş milleti. Bahçelerimiz kuş
ATATÜRK MALATYA'DAN DÖNDÜKTEN SONRA
Çoğu Malatyalı bilir: Atatürk Malatya'ya iki kez geldi. Gazi'nin ilimize birinci gelişi 1931 yılındadır. Şubat ayının 13. günü... İkinci gelişi ise, 1937 yılının Kasım ayına rastlar. Yani, ölümünden tam bir yıl önce... Adeta vedalaşmaya gelircesine! Atat�
ESKİ YAZLARDA MALATYA
Yaz sıcaklarının yaşandığı şu günlerde eski yazları anımsamamak mümkün değil... Altmışlı yıllara kadar Malatya'da her şey doğal koşullar içinde yaşanırdı. Şimdiki gibi öyle her evde buzdolabı yoktu. Pek pek çarşıdan bir kalıp buz alınıp ipe takılarak ve
9 YIL SONRA ASLANTEPE, UNESCO’YA GİRDİ
Aynur Koç/Necati Gungor 21 Mart 2012  · Sevgili Necati , Malatya için dün ilettiğim resim benim mailimde senin duvarında okuduğum kadarıyla dostları da etkiledi . Aşağıdaki yazıyı yine senin duvarında paylaşmak istedim. Hürriyet Seyahate yazdığım yazının A
MALATYA'NIN UNUTULMAZ İNSANLARI: ÇİLİNGİR YAKUP USTA
(Yakup Usta'nın oğlu ressam Sadık Kınıkoğlu'nun kaleminden.) Yakup Kınıkoğlu 1901 yılında Malatya'da dünyaya geldi. Babası Hasan Malatya ili Arguvan kazasının Tatkınık köyünden. Köy, 10. ve 11. yüzyılda Türklerin Batı Türkistan'dan Anadolu'ya sürd
MALATYA'DA ESKİ YILBAŞILAR
Bu dediğim, Malatya'nın ellili, almışlı yılları... Yılbaşının yaklaşmakta olduğu, iki olayla daha iyi anlaşılırdı: Birincisi, kadim PTT binasının önünde tezgâhlar kurulur, çocuklar çığırtkanlık yapar, kartpostal satışları başlardı. İkincisi de, çarşıda
İSTANBUL'DA ÖĞRETMENLERİMLE
FAHRİYE PARLAK: "ÖP ŞU ELİMİ!" Malatya'da rahle-i tedrisinden geçtimiz kimi öğretmenlerimle İstanbul'da da görüşüyorduk. Biz öğrencilerin yükseköğrenim için geldiğimiz İstanbul'a, doğaldır ki onlar da atanarak gemişti. İstanbul'da görü�
Güle Güle Renkli Sinema
Malatya hızlı bir değişim içinde. Hiçbir şey bıraktığımız yerde durmuyor; duramaz… Değişim bir doğa yasasıdır. Aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız demiş bir düşünür. Nehrin suları durduğu yerde durmaz çünkü, sürekli akar. İnsan hayatı da öyle, toplum haya
reklam
reklam